mazide iz bırakmış simaları yakından tanımak için ilk müracaat kaynağı, eğer varsa, bu şahısların kaleme aldığı eserlerdir. hemen ardındansa özyaşam öyküleri ya da başkaları tarafından kaleme alınmış biyografiler geliyor. peki birinci ve ikinci ağızdan aldığımız bu bilgiler yeterli mi? meraklı bir araştırmacının bu soruya cevabı genelde “hayır”dır. zira gerek şahsın kaleme aldığı yazılar, gerekse onunla ilgili yazılanlar bize hiçbir zaman bütünü vermez.
tabiri caizse bu iki kaynaktan elde edeceğimiz veriler bize ancak resmi bir portre sunar. merak öznemizin dört dörtlük bir tahlilini yapmak istiyorsak iki önemli kaynağımız daha vardır: günceler ve mektuplar…
bu iki kaynak, öznemizle olabildiğince sahici bir ortamda başbaşa kalma imkanı vermesinden dolayı önem arz etmektedir. çünkü günceler ve mektuplarda umuma hitap edilmediği için, yazarlar herhangi bir imaj kaygısı vb. baskı olmadan kalem oynatır.işte türkçülük fikrinin arkeologu serkan akgöz’ün, sançar ailesinin evrak-ı metrukesinden bulup gün yüzüne çıkardığı “sançar’dan reşide’ye mektuplar” bu açılardan çok kıymetli bir çalışma…
eserde okuyucuları, oğlu afşın’ı kaybettikten sonra felç geçiren nejdet sançar’ın, tedavisi sırasında evdeşi reşide hanıma yazdığı mektupların tıpkı basım orijinalleri ve latin harflerine aktarılmış halleri bekliyor. dikkatli okuyucular, hem nejdet beğ’in iç dünyasına girme hem satır aralarından faydalanma şansına sahip olacaktır. eserin takdim yazısını yaşayan bilgelerden ahmet bican ercilasun’un kaleme almış olması da, hacmi küçük, kıymeti büyük kitabı daha da değerli hale getirmiş.
#nejdetsançar #serkanakgöz #türkçülük #türkçü #kitap #bozkurtyayınları #tanrıtürkükorusun #ahmetbicanercilasun #bookstagram #mektuplar #kitapönerisi