milli takımın iskoçya ile diyarbakır’da oynadığı maçta tribünler gelincik tarlası gibiydi. türk bayraklarıyla bezenmiş stadyumu görünce, hatıralar arasında bir yolculuğa çıkıp doksan yedi yılına gittim.
urfaspor, türkiye kupası’nda üç tur geçmiş ve vanspor ile eşleşmişti. o yıllarda van gölü canavarının hafif gölgesinde kalsa da vanspor, süper lig’in muadili olan birinci lig’de mücadele eden, yabancı oyuncularıyla falan hayli havalı bir takım. lakin gelin görün ki maç hafta içi ve saat on üç’te…
gaza gelip okul duvarından atladığımız gibi ilk dolmuşla stadın yolunu tutuyoruz. maçtan önce arkadaşlar dönerciye gidiyor. bense stadın tam karşısındaki evimize gidip, doksan beş seçimlerinden kalan türk bayrağını alıyorum.
öğrenci kontenjanından stada bedava giriyoruz. takım flaması kültürü henüz yaygın olmadığı yıllardayız haliyle koca tribünde elde sallayabilecek tek bayrak bende…
evvela arkadaki abiler, “milli maç mı yapıyıgh, niye türk bayrağı getirdiy?” deyip alay ediyor.
ben aldırmayıp, habire dalgalandırıyorum bayrağı…
bir - sıfır geriye düştüğümüz maç dakikalar geçtikçe çetin bir hal alıyor. ve nihayet urfaspor, bir penaltı kazanıyor. tabii bu kararla tribünler de sevinçten darmaduman oluyor.
biz bacak kadar boyumuzla ayak altında kalıyoruz. yerdeyken, maçın başında benle dalga geçen abilerden birinin, türk bayrağını çılgınca salladığını görüyorum…
penaltı gol olmasa da o coşkuyla giden bayrak bir daha bana dönmeyip açık tribünde elden ele dolaşıyor.
son düdükle ben bayrağı, urfaspor ise maçı kaybediyor. ertesi gün yerel gazete ve televizyonlardaki maç haberlerinin başrolünde hep benim bayrak var. tek bayrak stadın farklı noktalarından kadraja defalarca girmiş…
o gün fark ettiğim gerçeği bugün tekrar hatırlıyorum: türk bayrağı her yere yakışıyor elbette, ama güneydoğu’da daha bir güzel dalgalanıyor…
#bayrak #urfaspor #vanspor #futbol #taraftar #onbirnisanstadı #şanlıurfaspor #bizimçocuklar #millitakım
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder