19 Ocak 2023 Perşembe


on dokuz ocak, iki bin yedide bir “vatandaş”ımızı kaybettik. tırnak içine aldım çünkü vatandaş, çok kullanıldığı için, hiç üzerine düşünmediğimiz kelimelerin başında geliyor. aynı vatan üzerinde birlikte yaşadığın, beraber üzülüp beraber ağladığın, halayda horonda, elinden tuttuğun… aynı ekle türeyen kardaş ve arkadaş halkalarının çok değil, bir ilerisi…


“evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz.” diyerek kendini türk milletinin merhametine emanet etmiş bir gazeteci, sokak ortasında güpegündüz kurşunlandı. türk milletinin bir ferdi olmaktan her daim kıvanç duyan ben, on beş yıldır o emanete hıyanet etmiş olmanın vicdan azabını yaşıyorum.


ermenistan’a “karabağ işgali son bulmalıdır”, kürtlere “emperyalizmin bizi düşürdüğü tuzağa düşmeyin” diyebilecek, vakti gelince türk silahlı kuvvetlerinin üniformasını sırtına geçirebilecek, “ben bu topraklarda doğdum, vatanım burası ermenistan’a gidemem” diyecek kadar bizden, vurulduğunda delik ayakkabısını gazete örtmeyecek kadar içimizden biriydi hrant dink…


ben türk milliyetçisiyim, bu topraklarda fikir üreten, yazan çizen kendi doğrularının peşinden yürüyen, bir entelektüelin elindeki kalemden değil, vatansever insanların hapse doldurulmasına katkı olsun diye karanlık ellerin sırtını sıvazladığı, psikopat bir katilin elindeki silahtan korkarım.


bir türkçü olarak, bu topraklarda nefret ve kin tohumlarının değil, “vatandaş”lık şuurunun yerleşmesi için çabalamaya da devam edeceğim.


tanrı’nın bağışlayıcılığına sınırlar çizenlerin affına sığınarak, yaradanın rahmeti üzerine olsun hrant dink. seni yaşatamadık ama çocuklarımızın üzerinde birlikte huzurla yaşayacağı türkiye hayaline katkılarını unutmayacağım…


#hrantdink

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

efendim, toprağından tarih fışkıran mümtaz memleketimde devam eden on iki tepe kazılarında, geçtiğimiz günlerde leğen benzeri bir nesne bulu...