9 Aralık 2022 Cuma

 


efendim, editör, devletin bel kemiğidir, azı dişidir. 

gerçi o bekçiydi ama sizi temin ederim ki editör de gayet mühim bir vazife deruhte etmektedir. 

bir televizyondaki editör tayfası, kanuni kadar büyük padişahlar olmasa da yayının devamında hayati role sahiptirler. deyim yerindeyse editör televizyonun hamalıdır. 

yok yok amma abartmadım gerçekten hamalıdır. inanmadınız mı? gelin anlatayım...

sene doksan altı, milli takımımız ilk kez avrupa şampiyonası’nda boy gösteriyor. futbolla yatıp futbolla kalkıyoruz. hoş, o ara gündemde milli takım olmasa da futbolla yatıp futbolla kalkıyoruz ama bu defa bir başka. 

ilk iki maçta umduğumuzu bulamamışız. “sekerse büyük tehlike” olacak toplar sekmediği gibi, ecnebiler de “ilk kez katılıyorlar hele bu seferlik ayakları alışsın” demeyip, bizi mağlup etmişler.

grupta son maç, ben “bari bir galibiyet” annem ise “halanların bağına gidiyoruz” diyor. 

nasıl yani demeye fırsat kalmadan, mebzul miktarda patlıcan, domates, biberin kapının önüne yığıldığını görüyorum. onların ardı sıra da biz çıkıyoruz kapı önüne. 

herkesin elinde bir şeyler var; bende de… 

annemin adile naşit misali gözlerini belertmesine rağmen siyah beyaz, otuz yedi ekran televizyonu kucaklayıp çıkmışım evden.

bağa gitmek için bindiğimiz kamyonette laf atanlara sırıtarak karşılık veriyorum. onlar dalga geçse de sağ olsun eniştem ali amca halden anlıyor, bana bağda elektrik tesisatı ayarlıyor.

herkes mangalın başına, ben takımları zar zor ayırt ettiğim televizyonun karşısına geçiyorum.

laudrup biraderlerin büyüğü de, atsız beğ’in vasiyetini haklı çıkarırcasına, acımıyor bize. kahrolsam da futbolda kaybeden sofrada kazanır diyor, dürümlere yumuluyorum.

ee kebaplar da yendiğine göre hikaye bitti zannediyorsanız yanılıyorsunuz. dönüş yolunda kamyonet bozuluyor. dev teşti denen mevkideyiz. 

şehre az kalmış yürüyelim bari diyorlar. piknik demirbaşları kamyonette bırakılıyor, evden getirilenler de yenilmiş, kimsenin doğru düzgün yükü yok. 

lakin ben öyle miyim? bir editör namzedi olarak kucaklıyorum televizyonumu ve o gün alın yazımın puntoları irileşiyor, bold’a dönüyor: “ileride televizyon hamalı olacak"

#televizyon #editör #doksanlar #urfa #hatıra

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

efendim, toprağından tarih fışkıran mümtaz memleketimde devam eden on iki tepe kazılarında, geçtiğimiz günlerde leğen benzeri bir nesne bulu...