osman sınav’ı daha pek çok işe imza atacağı bir çağda zamansız kaybettik. sınav’ın adı şüphesiz hayata geçirdiği projelerle türk sinema ve dizi sektöründe hep anılacak. fenomene dönüşen karakterleri türk sosyolojisine çalışma alanları oluşturalı hayli zaman oluyor. ancak osman sınav’ın vefatı türk milliyetçileri için ayrı bir ehemmiyete haiz.
zira doğrudan ülkü ocakları’nda yetişen sınav, ömer lütfi mete ile birlikte milliyetçilerin sesinin en cılız çıktığı saha olan televizyon ve sinema dünyasında harika işler yaparak kalıcı mevziler elde ettiler. bugün ethem arslan, yasin usta, ozan bodur pek çok genç türk milliyetçisi kendi kimlikleriyle bu alanda üretim yapabiliyorsa, şüphesiz osman sınav’a teşekkür borçuluyuz.
biz yıllar boyu milliyetçi sanatçıların popüler kültüre eklemlenmesinin hayalini kurduk. mustafa yıldızdoğan, ahmet şafak, ali kınık bazı parçalarıyla bunu başardı da. ancak osman sınav’ın (ve şüphesiz mütemmim cüzü ö. lütfi mete’nin) yaptığı bunun çok ötesindeydi. onlar popüler kültüre kendi fikirleri doğrultusunda yön verdiler hatta dönüştürdüler.
maziye döndüğümüzde, ülkücü dünya görüşü, sınav – mete ikilisini çıkardığımız zaman bir elin parmaklarını geçmeyen başarılı işe sahip. yücel çakmaklı ekolünü ve natuk baykan’ın tarihi filmlerini ayrı tutarsak, maraş olaylarının gölgesinde cüneyt arkın ve oya aydoğan’lı kalan güneş ne zaman doğacak dışında bir ülkücü sinema örneği için yaklaşık otuz yıl beklememiz gerekti.
tabii ki bu dönemden bahsederken ülkücü kuruluşlar davasında hapis yatacak kadar teşkilatın içinde olan türk sinemasının en önemli yapımcılarından berker inanoğlu’nu, müzisyen kimliğine rağmen sanat dünyasıyla başbuğ türkeş arasında bağ kuran ilham gencer’i, yine milliyetçi duruşunu açıktan sergileyen serdar gökhan gibi kıymetli isimleri anmadan geçmemek lazım.
güneş ne zaman doğacak’tan yaklaşık yirmi yıl sonra yönetmen koltuğunda ismail güneş’in oturduğu senaryosu ömer lütfi mete’ye ait gülün bittiği yer filminde bir kez daha cüneyt arkın’la bir ülkücü sinema örneği izledik. kaldı ki bu filmde yapım ve oyuncu kadrosunun işaret ettiğinin dışında doğrudan tek bir sembol, söylem vb yoktu. bu ‘mahcup’ milliyetçi duruşa rağmen, gülün bittiği yer, bir kilometre taşı oldu.
yakın tarihli iki film ise en net politik duruşa sahipti. lütfü şahsuvaroğlu’nun aynı adlı eserinden yola çıkılan ‘kafes’ dursun önkuzu’nun şehit edilmesinden, ümraniye’de beş milliyetçi işçinin katledilmesine seksen öncesinin pek çok önemli hadisesini ele almıştı. güneş ne zaman doğacak’ta duyguları şahlandıran çırpınırdın karadeniz, yıllar sonra kafes’te de duyulacaktı.
uzun suskunluk döneminin acısını çıkarırcasına kafes’ten bir yıl sonra gösterime giren ankara yazı gerek estetik gerek oyuncu kadrosu açısından milliyetçi sinemanın en iyi örneğiydi. mustafa pehlivanoğlu’nun idamına giden süreci ele alan film, işkence ve taraflı yargılamaya parmak basarak seksen öncesinin katı devletçilik anlayışını reddeden bir duruş ortaya koymuştu.
toparlayacak olursak, türk milliyetçiliği fikrinin sinema ve televizyonla ilişkisi hep ağır aksak ilerledi. bunun altındaki ekonomik, sınıfsal ve tarihsel sebepler ancak ayrı bir yazı konusu olabilir. lakin bu kabuğu kırmayı başaran isimler, ömer lütfi mete istanbul ülkü ocakları’ndan beri birlikte yol yürüdüğü osman sınav oldu.
bu iki isim doğrudan politik sanat icra etmese de hem açıktan sergilediği siyasi geçmişi ve duruşu hem de yarattığı karakterleriyle milliyetçi camianın her daim yüz akıydı. yine ahmet yenilmez başta olmak üzere projelerinde ülkücü dünya görüşüne mensup isimlere yer vermeleri, toprağa attıkları tohumlar olarak takdire şayan.
“yeri dolmaz” kalıbı giden pek çok kişinin ardı sıra söylendiği için artık darb-ı mesel olmuşsa da "surda bir gedik açan" osman sınav’ın yeri gerçekten kolay kolay dolmaz. mekanı cennet olsun.
#osmansınav
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder