16 Ekim 2024 Çarşamba


mehmet ali kalkan ağabey’in fuları, gömleğinin üstüne bağladığı kazağı yok. edebiyat heveslisi genç kızları etkilemek için pozdan poza da girmez. şiiri basamak yapıp siyasette, devlette yükselmez. ışıltılı tabelaların asılı olduğu köhne mekanlarda dünyayı kurtarma çabasına girmez. yolu beyoğlu’ndan, tunalı’dan, kordon’dan da geçmez. o şimdilerin moda tabiriyle organiktir. sahidir, senin benim gibi. türkmen obalarındaki erler gibi…

ammavelakin şairdir, hem de ne şair. benim diyen şiir sahibine kalem bıraktıracak dizeleri vardır. köyünden derdiği kelimeler, gönlünde sivrilip tümcelere döner. nihayet dimağından akar dize olur. o dizeler ki hedef şaşmaz. okuyanı mete han ordusundaki bir batur çeri gibi tam yüreğinden vurur. yeri gelir ıssız dağ başlarında müebbet ülke hayalleri kurdurur. yeri gelir huma kuşunun kanadında tanrı katına vardırır. bazı gizli sevdaları faş eder, bazı mazinin özlemiyle gözleri yaş eder.

evvela iki şiir kitabını okuduğumuz mehmet ali ağabey, bu defa şiirini düz yazıyla birleştirmiş. sadece kendi mısralarını mı? dilaver cebeci’den yetin ozan’a, aşık reyhan’den cemal safi’ye bir seçki. kırk çiçekten bal almış, hatıralarının, düşüncelerinin arasına katmış. bir söz ziyafeti sunmuş bize. 


yunus eskişehirli mi bahsi de geçiyor ‘köyümden gönlümden’de. mehmet ali ağabey, isimleri dayanak etmiş yunus’un eskişehirli oluşuna. bence tevazu göstermiş. hiç abes olmazdı deseydi, yunus’un terinin damlası sindi ki eskişehir toprağına, asırlar sonra bencileyin şair yetiştirdi bağrında….

#mehmetalikalkan #köyümdengönlümden #eskişehir #şair #şiir #kitapşuuru #kitapönerisi #kitapkurdu 

@otukennesriyat @mehmetalikalkan26 @kitapsuuru


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

efendim, toprağından tarih fışkıran mümtaz memleketimde devam eden on iki tepe kazılarında, geçtiğimiz günlerde leğen benzeri bir nesne bulu...