kendimi tanımlamak için, nüfus cüzdanı isim hanesinde yusuf yazan, savaş soy isimli aile bireyleriyle kan bağı olan dersem zekamdan şüphe edersiniz değil mi efendim. “şuna, yusuf savaş’ım demek varken niye böyle aptalca bir tanımlamaya ihtiyaç duydun?” diye haklı olarak sorarsınız.
işte ben de türk dememek için türk’ün adını verdiği ve bin yıldır türkiye ismiyle maruf bu topraklar üzerinden “türkiyeli” garabetini kullanan birini görünce aynı şaşkınlığı yaşıyorum. türkiye malum türkün yaşadığı yer demek. türkiyeli de türkün yaşadığı yerli gibi salak bir paradoks.
aidiyet elbette bireysel bir seçim konusu olabilir lakin mensubiyet varlığımızla var olan bir netlik. bir türk aidiyet duymadığı kimliğini kullanmak istemeyebilir ama bu onun türklüğe mensubiyet bağını değiştirmez. hele hele bizim türklüğümüz üzerinde bir inkara gitmek sadece alıklıkla açıklanamaz. bu düpedüz nefret suçudur.
ben türklüğün tarihteki varlığıyla da, bugünkü medeniyeti ve kültürüyle de, mükemmel diliyle de hasılı türk’e ait her özellikle iftihar ediyorum. tanrı’ya beni türk yarattığı için müteşekkirim. aynı duyguları paylaşıp paylaşmamak sizin seçiminizdir ammavelakin türk’ü yok saymak yani türk dememek için türkiyeli demek kimsenin haddi değildir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder