mevlevi mi komünist mi? faşist mi hümanist mi? hasan âli yücel yakın tarihin pek çok siması gibi bu yaftaların hepsinin birden yapıştırıldığı bir figür. osmanlı’nın yıkılışına, yeni devletin kuruluşuna, cumhuriyet aydınlanmasına, tek parti devrine, demokrasiye geçiş sancılarına kısaca türk tarihinin en iniş çıkışlı dönemine denk gelen hayatı ve bu süreçlerin hemen hepsinde rol alması sebebiyle hasan âli yücel’in hem sevgi hem nefret objesi olması anlaşılabilir bir durum.
benim kişisel tarihim açısından, yücel adını ilk kez duyuşum, atsız’ın açık mektupları ve devamındaki kırk dört yargılamaları vesilesiyledir. ardından serdengeçti’nin mahkûmiyetine sebep verecek “yüksek makamın, alçak vekiline” mektubuyla zihnimdeki hasan âli yücel imajının ilk taşlarının nasıl döşendiğini az çok tahmin edebilirsiniz. lakin hakkında bilgi sahibi oldukça, kırk dört yargılamalarındaki payını hiç affetmesem de âli yücel’in bu denli tek yönlü bir değerlendirmeyi hak etmediğini fark ettim.
bu saikle iş kültür yayınları’nın uzun süredir kesintiye uğrayan nehir söyleşi serisinden arda kukul’un gülümser yücel sohbetinden doğan ‘babam hasan âli yücel’ kitabının çıktığını görünce hiç düşünmeden aldım. eser gerçekten hasan âli yücel hakkında etraflı bir portre sunuyor okuyucuya. üstelik ikincil kaynaklar yerine direkt evinin içinden, kızının ağzından. bu durum beraberinde hiçbir yerde bulunmayacak bilgileri getirirken bir yandan da kuşkusuz oto sansüre sebebiyet veriyor.
ancak hakkını teslim etmek gerekiyor. gülümser yücel’in berrak hafızası ve anlatımındaki duruluk her sayfada hayranlık uyandırıyor. bir büyük tebrik de arda kukul’a. bir söyleşiye nasıl hazırlanır, muhatapla mesafe nasıl olmalıdır, doğru soru nasıl sorulur gibi konularda ders kitabı olarak okunabilecek bir eser meydana getirmiş. öyle ki gülümser hanım’ın anımsayamadığı yerlerde devreye giren kukul, konuya hakimiyetini her satırda okura hissettiriyor.
bu eser benim için yeni bir yol haritasının başlangıç noktası da oldu. erken cumhuriyet dönemi, köy enstitülüleri, çeviri faaliyetleri, mevlevilik, tek parti dönemi… hakkında yeni okumalara kapı açan bu kitabı ilgililerin baskısı tükenmeden edinmesinde fayda var…
son bir not da magazinseverlere… hasan âli yücel, fuad köprülü ve çocuk yuvası sahibi samiha hanım arasındaki aşk üçgenine dair de ipuçları kitapta okurları bekliyor…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder