19 Mart 2022 Cumartesi

 



fotoğrafa derkenar

yaşam, zaman denilen esrarengiz tünelden geçmek için verilmiş bir tek yön bilet. 

anı donduran ve fotoğraf dediğimiz mucizevi buluş ise, o yolculuk sırasında tünelde bıraktığımız çentikler gibi.

 mucizevi dedim zira fotoğraf makinaları, objektifine sığanları dondurmakla kalmaz, bir sinopsis misali yaşam periyodumuzun bir kısmını da, usta bir yazarın satır aralarına yerleştirdiği metinleri kıskandıracak biçimde, fotoğraf karesinin pikselleri arasına saklar. 

öyle ki dijital teknoloji geliştiricilerinin bugün hala emekleme aşamasındaki, görüntüye tat ve koku ekleme çabaları, fotoğrafların zaten varoluşu itibariyle haiz olduğu özelliklerdendir…

işte size, hayatımın en anlamlı pasajlarından biri olan pasaj günlerimden bir kare fotoğraf. 

urfa’daki  terzi dükkanımızın kapısında, arkam bulvar pasajının ortak alanına dönük poz vermişim.

 tek bakışta yaşam yolculuğunu tamamlamış nice pasaj esnafının sesi ve görüntüsü sökün ediyor hatıraların sisli aleminden. 

üzerimdeki kıyafetlerin her birinin alınış hikayeleri, pazarlık safhalarına varıncaya dek hatırlatıyor kendini. doksanlarda çocuk olmanın, yeşilçam’ın meşhur repliğiyle fakir ama gururlu günlerin hazzı buruk bir gülümse olarak yansıyor yüzüme. 

esnaf çocuklarının çabuk büyüdüğünü, milli eğitimin tedrisatıyla eşzamanlı hayat okulunda da okudukları gerçeğini hatırlıyorum.

belki de bu sebeplerle, “bir anda uzun yıllar aşar hâtıralarla; / insan ona derler ki yaşar hâtıralarla…” mısralarının atsız beğ’in muhayyilesinde, bir fotoğraf albümünün sararmış yapraklarına dikkat kesilmişken şekillendiğini düşünürüm hep… 

#doksanlar #urfa #mazi #çocukluk #childhood #nineties #ninetiesfashion


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

efendim, toprağından tarih fışkıran mümtaz memleketimde devam eden on iki tepe kazılarında, geçtiğimiz günlerde leğen benzeri bir nesne bulu...