16 Ocak 2025 Perşembe


türkçe bir umman. sibirya’dan viyana’ya yüz milyonlarca insanın anadili olan ve dünyanın en ücra köşesinde bile konuşulan muazzam bir lisana sahibiz. istanbul ağzı belki türkçenin en zarif hali ama emin olun ki her yörede, her türk devletinde konuşulan türkçe de en az istanbul ağzı kadar aziz.

işte, necdet ekici’nin son öykü kitabı ‘çayın soğudu başkanım’ı okurken, dil zenginliği öyle esrik etti ki zaman zaman kurgudan kopup, kendimi torosların mümbit toprağından fışkıran bu birbirinden güzel sözcükleri, deyimleri ve atasözlerini birer tekerleme gibi tekrar ederken buldum.

on kısa hikâyeden mürekkep bu eser kendini bir solukta okutuyor. öyküler bazen güldürüp, bazen hüzünlendiriyor, ara ara da öfkelendiriyor. yazarın anlatısını böylesine muhkem kılansa şüphesiz karakterlerinin ve olayların gündelik hemen hepimizin karşılaştığı durum ve kişiler olması.

kitaba adını da veren ‘çayın soğudu başkanım’ isimli öyküye ayrı bir bahis açmak lazım geliyor. aslında mizahi bir hikâye olmasına rağmen, seçmen davranışlarına, siyasilerin içtenlikten uzak tutumlarına, taşrada politikanın zorluklarına dair pek çok ders veriyor. üstelik necdet bey, bunu didaktiklik tuzağına düşmeden ve kurguya halel getirmeden yapıyor.

iyi öyküye hasret kalanlar için, anadolunun bağrında demlenmiş bu eser harika bir seçim olacaktır. son olarak bu güzel eserle buluşmama vesile olan gaziantep merkezli kitapşuuru hareketine ve bu oluşumun banisi oğuzhan ağabey’e bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.

#kitap #kitapşuuru #necdetekici #başkanımçayınsoğudu #öykü #okudumbitti #kitapönerisi #bookstagram

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

efendim, toprağından tarih fışkıran mümtaz memleketimde devam eden on iki tepe kazılarında, geçtiğimiz günlerde leğen benzeri bir nesne bulu...