17 Şubat 2024 Cumartesi


“ne efsunkâr imişsin âh, ey didar-ı hürriyet” bin sekiz yüz yetmiş altıda, magusa zindanında nâmık kemal’in kaleminden dökülen bu mısralar yetmiş altı yıl sonra nikos kazancakis’in kalemiyle ete kemiğe bürünüp, alexis zorba’ya dönüşmüş. evet, hürriyeti ve santurundan başka bir şeyi olmayan bir adam, yetmiş küsur yıldır, dünyanın dört bir yanında insanları derinden sarsıyor...

müdanasız, rindmeşrep ve hayyamî bir portre zorba. aklıyla değil hisleriyle hareket eden,  dünü ve yarını değil sadece bugünü düşünen, gerçeklikle bağı zayıf, normal kabul edeni görmezden gelen, hakim düzeni sadece hareket alanı olarak kullanan lakin tüm bunları yaparken, tanrı meskenidir diye kalp kırmayan diğerkâm bir karakter…

zorba çağın ölçütlerine göre bir kahraman değil aslında... eğitimli, para sahibi, iyi giyinen, her daim kontrollü ve yakışıklı patron kahraman kıstaslarının tümüne tik attırmasına rağmen antikahraman zorbanın o kadar gölgesinde kalıyor ki kazancakis ona bir ad koyma ihtiyacı dahi hissetmemiş. zorba kitabı bir antikahramanın, kahramana böylesi mutlak üstünlük kurduğu nadir eserlerden biri.

peki, zorba’yı bu kadar çarpıcı kılan nedir? 

zorba, çağın dişlileri arasında sıkışmış; hatta o dişlilerin kendisi olmuş, yaşamı gta’da verilen görevler misali, başkalarının dayattığı yolu hiç sapmadan adım adım yürümek bilen, öteki olmayı göze alamayan, hislerini, içinden gelenleri, akıl - din - toplum üçgeninin içine hapsetmiş bizlerin ukdeleri toplamı…

#zorba #alexiszorbas #nikoskazancakis #okumakiptiladır #draw #bookstagram #çizim #kitap #kitapönerisi #okudumbitti #kitap #book

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

efendim, toprağından tarih fışkıran mümtaz memleketimde devam eden on iki tepe kazılarında, geçtiğimiz günlerde leğen benzeri bir nesne bulu...