10 Mayıs 2023 Çarşamba


nötürmor

ailemde birden fazla ressam var. ben de genetik olarak çizmeye meyilliyim. henüz okula dahi başlamamışken, drima iplik kutularını ters çevirir, arkasındaki kar beyaz satha; sezgin burak’ın tarkan’ından elim döndüğünce karakterler resmederdim.

“o kadar biliyorum deyip, başlığa natürmor yazmana ne diyeceğiz peki?” sorusunu da duymadım sanmayın.

başlıkta yanlışlık yok. biz, onu direkt öyle öğrendik. hem de uygulamalı biçimde. 

orta ikinci sınıfta birgün kapıdan neriman karşanbaş isminde biri girdi. kendisinin yeni resim öğretmenimiz olduğunu, ilk kez duyduğumuz pek çok akım ve ressamdan bahsetmeye başlayınca fark ettik.

ve ilk konumuz natürmort…

uzun uzun dinledikten sonra çizim aşamasına geçtik. hoca çantasını ve sandalyesini, öğretmen masasının üstüne koyup, “hadi, görelim öğrendiklerinizi” dedi…

başladık ama genel seviyemiz, teoride desen zehir gibi, pratik dersen sallanmakta kıvamında olduğu için çizim sonraki derse sarktı. 

ikinci haftaysa bir türlü başlayamıyorduk. hoca çantayı aynı şekilde koysa da, biz yarım kalan resimlere bakıp, “aa öyle değildi hocam, olmadı öğretmenim” diyerek, zaman kazanmaya çalışıyorduk.

tabii bizler, bir yerde bu oyundan vazgeçtik.

ama mehmet vazgeçmemişti… 

neriman hocayı kan ter içinde bırakmasına karşın, “biraz daha pencereye doğru hocam, az da sandalyeyi döndürseniz, kulpu sağa bakıyordu sanki…” diye devam ediyordu.

kalemleri bırakmış, hocanın masanın üzerinde, mehmet’in yönergeleri eşliğinde dans edişini izliyorduk.

ders kesin kaynamıştı; bizim artık merak ettiğimiz, bu oyunun nerde sona ereceğiydi…

çok geçmedi ki hoca bir an gözlerini kısıp, mehmet’ten yana dikkatle baktı…

ve o dönem hepimizin severek izlediği, ninja kaplumbağaları kıskandıracak biçimde masadan atladı.  seri hareketlerle, mehmet’in yanına geldiğinde ise usta spilenter’a dönüşmüştü…

sanatçı olarak girdiği sınıfta ninjaya dönen neriman hoca, histeri krizi geçer gibi olunca, “önünde kağıt da yokmuş deyip”, tekrar köpürüyordu.

bizse önceki hafta derste olmayan mehmet’in boş sıraya bakarak, hocaya on beş dakika boyunca direktif vermesinin diyetini morluklarla ödemesinden mütevellit natürmor’u bir daha unutmamak üzere belleğimize kazıyorduk…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

efendim, toprağından tarih fışkıran mümtaz memleketimde devam eden on iki tepe kazılarında, geçtiğimiz günlerde leğen benzeri bir nesne bulu...