18 Mart 2022 Cuma

 

bizim araba da bencileyin modern çağa ayak direttiği için, cd, usb vb. teknolojik imkanlardan mahrum. bu sebeple hala düzenli bir radyo dinleyicisiyim. düzenli dedim çünkü radyo ile teşriki mesaimiz çok eskilere dayanıyor. henüz okuma yazma bilmezken evdeki transistörlü radyonun düğmelerini gelişigüzel çevirir, hiç bilmediğim kelimeler duyunca da bu büyülü cihaza hayranlığım bin kat daha artardı. akşamsa trt’nin dalgasını değiştirdiğim için bi ton fırça yer, ablam trt’yi bulana kadar divanda dertop olur büzüştükçe büzüşürdüm…

sadece evde değil, bakkalda, fırında, babamın dükkanında, halamın evinde, çay ocağında, minibüslerde… hasılı kelam hayatımızın arka fonunda hep radyo vardı doksanlarda. yanılmıyorsam doksanların ikinci yarısında özel radyo furyası başladı. babam ve onun akranları devletin sesi olan o ciddi aletten, zırzop zırzop konuşulmasına kızsa da, biz gençler mutluyduk. hele hele aramızda cesur olup, istek parçasının ardına sevdiceğinin ismini ekleyebilenler, ertesi gün okula; dağa son kazmayı az önce vurmuş ferhat’ın mutluluğuyla gelirdi…

sonra bizim çocuk aklımızla bilemediğimiz sebeplerden dolayı özel radyolar kapatıldı. lakin o sihirli aletin sesini kısmak her babayiğidin harcı değildi. bir anda bu durumu prosteto etmenin alamet-i farikası siyah kurdeleler, pıtrak gibi çoğaldı. yakalarda başlayan kurdele nümayişi çok sürmeden, arabaların antenleri, evlerin balkonları… yayılarak bir içtimai harekete dönüştü. şimdiki z kuşağının protest tavrının altyapısında ne var bilemem ama bizim x ve y kuşaklarının kalbinde filizlenen anarşizm tohumlarını bu radyo protestolarının suladığına kalıbımı basabilirim.

radyo biraz da kaşık gibi… nasıl üretildiyse öyle kalan, alternatifi yapılamayan, evrensel kabul görmüş, basit, kolay erişilebilir, kullanışlı… belki de üstüne çullanan onca, teknolojik teçhizatı her seferinde bir şekilde alt edip, kendi alanını korumasının arkasındaki tılsım, bu sade yapısında mündemiçtir. düşündeşinize, plaklar, walkmanlar, discmanlar, empeüç çalarlar, teypler, cdler, dvdler, bluraylar hepsi gitti; radyo, doğu perinçek gibi hep burada…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

efendim, toprağından tarih fışkıran mümtaz memleketimde devam eden on iki tepe kazılarında, geçtiğimiz günlerde leğen benzeri bir nesne bulu...